,

Sinema Severlerin Hayran Kalacağı Dünyanın Sonu Konulu 7 Film

Bu listede, Dünyanın sonu temalı macera dolu filmlerini sıraladık. İşte arkadaş grubunuzla da paylaşabileceğiniz dünyanın sonu konulu filmler listesi

1. The Road / Yol (2009)

Yüzüklerin Efendisi’nden Aragorn (Viggo Mortensen) abimizin oyunculuğu parçaladığı, baba evlat ikilisinin arasındaki duygusallığı iliklerimize nakşettiği bu yapım, bir felaket sonucu insanların yamyamlaşmasına varana dek geçmiş bir zamanda hayatta kalma yolculuğunu konu ediyor.Post–apokaliptik gibi bir kelime oyunuyla tanımlanabilen aynı isimli romandan esinlenerek beyaz perdeye aktarılmış bir film.
Nedir post-apokaliptik? Apokalips bildiğimiz “kıyamet”. İşte post da bunun hemen sonrası manasında bir şey. Filmde de tam olarak bu dönem anlatılıyor zaten.

Güneş ışığının artık neredeyse yok olduğu, sürekli depremlerin olduğu bir yeryüzünü sahne olarak alan filmde yoğun olarak gördüğümüz renk gri ve tonları. Mükemmel bir ortam kurulduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Dekorlar ve sahneler sizi bu kıyametin içine sürükleyecek, diyaloglar ve olaylar içinizi büyük bir karanlığa boğacaktır.Mazoşistlerin keyifle, sinemaseverlerin takdirle izleyeceği bu yapım listemizin ilk filmi olarak yerini alıyor.

IMDb: 7,3

2. Children of Men / Son Umut (2006)

P.D James, aynı isimli kitabından uyarlanmasına izin vermiş bu yapım için. iyi ki de vermiş.

Sene 2027. Artık üreme faaliyetleri durmuş. Sigara, alkol, GDO derken sperm kalitesi bitmiş, yumurtalar çürümüş, döllenme yok desek de filmde kısırlığın sebebi kadına yüklenmiş ve dram dozajı birazcık daha artırılmış.

Ne acayiptir ki bu sefer olay New York’da değil, Londra’da geçiyor. Yine İngiliz kökenliler dünyayı kurtaracak. Böyle koruma altında bir bölge Londra fakat buraya gelmek isteyen yüzlerce mülteci de var. Bu ortamda hamile kalabilen tek bir Afrikalı kadın var ve olay baş karakterimiz Theo’nun bu kadını Tomorrow adlı gemiye ulaştırabilmesi üzerine kurulu.

Film konu ve işleniş olarak baya başarılı. Uzun aksiyon sahnelerinde genelde tek plan kullanılmış. Filmin çekim, efekt gibi başarılarının yanı sıra dikkat çekici bir diğer yönü de çok fazla politik gönderme içeriyor olması. 11 Eylül psikolojisine göndermeler yer yer karşımıza çıkıyor ve bunu destekleyen Amerikan politikaları eleştirileri, Vandalizm, terörizm vurguları. Yaratılan distopyayı sinematik bir keyif ve ruhsal bunalımla tamamlayarak izleyebileceğiniz bir yapım olmuş.

IMDb: 7,9

3. Dawn of the Dead / Ölülerin Şafağı (2004)

Veba tüm dünyayı esir etmiştir ve bir grup insan bir alışveriş merkezine sığınarak kurtulmayı umut etmektedir. İyi bir ekip olurlarsa kurtulmaları mümkündür. Konusunu böyle özetleyebileceğimiz bu filmde dikkat çekici unsur, alt metinlerdeki sosyal mesajlar diyebiliriz. Tüketim toplumunu zombi metaforu şeklinde düşünerek izlerseniz film daha fazla anlam kazanıyor.

Aslında bu bir yeniden çevrim. 1978 yılında George Romero tarafından çekilen üçlemenin aynı isimli ikinci filminden çevrim. Bu versiyonu Justice League, Batman ve Superman, Watchmen ve 300 Spartalı gibi yapımlardan tanıdığımız Zack Snyder çekti.

Korku unsurlarının yanında mizahi bir yapısı olan filmde ilgi çekici başka bir özellik ise renk seçimleri. Reklam konseptlerinden alışık olduğumuz canlı renklerin kullanılması değişik ve güzel bir sinematografi kazandırmış.

Filmi alışveriş merkezi sinemalarında son seansta izleyip de çıkarken boş koridorlarda yürümenin çok eğlenceli olacağı bu yapımı, maalesef bu atmosfer olmadan izlemek durumundasınız. Fakat kaçırılmaması gereken bir yapım olduğunu belirtelim. İyi seyirler!

IMDb: 7,4

4. The Mist / Öldüren Sis (2007)

Stephen King de dünyanın yok oluşuyla kafayı bozmuş kurgu romancılarından birisidir. Ve iyi ki bozmuş, çünkü harika işler koyuyor ortaya. Bu filmimiz de kitaptan uyarlama.Konu ve akış açısından çok başarılı olsa da görsel efektlerin yeterliliği konusu tartışmaya açık. Beklentiniz doğrultusunda buna siz karar verin.

IMDb: 7,2

5. Zombieland (2009)

Zombistan diye çevirenlerin toplum içinde taşlanarak hicvedildiği bu yapım, esasında komedi unsurlarını ön plana çıkaran ve cast konusunda yanlış tercihler yapılmış olsa da, yine de başarısından pek de ödün vermemiş olan bir film.

Ayrıca açılış sekansı konusunda da birçok listeye girebilmiş bir yönetmen imzasıyla karşılaşıyoruz. Yüksek kaliteli izleyin, baya güzel iş.

Biraz filmden bahsedelim. Sünepe, yılışık, ezik karakterimiz Columbus, dünya üzerinde tek erkek kalsa kendisine bakmayacak olan Emma Taş’a Stockholm sendromu benzeri bir aşkla tutuluyor.

Dedik ya dünyada tek erkek kalsa bakmaz, ama film bu ya, bakıyor. Hem de tek erkek olmamasına rağmen. İşte film bu ve benzeri saçmalıkları, absürtlükleri genel olarak konu alıyor. Epey eğlenceli ve atıflı bu yapım, şayet İngiliz komedisine daha yatkın oyuncularla oynansa daha da süper olabilecekken bu haliyle de bizim listemizde yerini almayı başarıyor.

IMDb: 7,7

6. The Fifth Element / Beşinci Element (1997)

Kendisini de oyunculuğunu da çok sevmesem de Bruce Willis’in “eh”, Milla Jovovich’in “oha”, Gary Oldman’ın “şapkayı nereye bırakıyoruz” dedirten performansları ve tabi ki yönetmen Luc  Besson’un hayal gücünü ve mizansenini ağzımızı elimize kapatarak izlediğimiz bu yapımı henüz izlemediyseniz vakit kaybetmeden oturun izleyin.

Tabi ki Chris Tucker’a da hakkını vermek lazım fakat o oynamıyor zaten rolleri genelde yaşıyor.

Konusu da şu şekilde işliyor. 5 yüzyıl içerisinde Dünya, uzaylılar tarafından 5 elementle formülize edilip dini liderlere dağıtılmış, koruması olan bir felaketle karşı karşıya kalacak. Felaketin gerçekleşeceği gün kullanılacak olan 5 element acaba işe yarayacak mı?

IMDb: 7,7

7. The Cabin in The Woods / Dehşet Kapanı (2012)

Cloverfield’in yazarları tarafından hikâyesi yaratılan bu filmde nelere ah, nelere vah diyeceğimizi biraz şaşırıyoruz.

Herhangi bir kıyamet olacaksa ve işler doğal seçilime kalmayacaksa; genini, DNA’sını çelik kasalarda muhafaza etmemiz gereken Chris Hemsworth, nam-ı diğer Thor abimizin “1978’den beri o yoldan giden geri dönmedi” mizaçlı adamı iplemediği gibi, “yapmayın, etmeyin, yazık günah genceciksiniz!” diyerek başlarını izlediğimiz bu yapımda, umulan/bulunan oranı bir hayli denk. Hatta bulunan şaşırtıcı derecede daha yüksek.

Esasında bu filmde ilk dikkat çeken şey dünyanın sonu temasından ziyade korku teması olsa da, finaliyle “yuh” diyeceğinize eminiz. Ayrıca izleyebileceğiniz en iyi insan ve kurt öpüşmesini de yalnızca bu filmde görebilirsiniz. Spoiler sayılmaz, fragmanda bile var bu sahne.

Konuyu tahmin ettiniz zaten. Bu sefer aralarında şişman ve gözlüklü olmayan bir grup genç ormanda bir kulübede güzel bir tatil yapacaklarını düşünerek karavana atlayıp giderler ve olaylar gelişir.

IMDb: 7,0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Alman Devlet Arşivinden Çıkan Hitler’in 1941 Yılında Atatürk Hakkında Söyledikleri

Modern Felsefenin Kurucu René Descartes’tan Hayatınıza Yön Verecek 8 Söz