,

Madde Madde Anlatım ile Ersun Yanal Bugün Fenerbahçe’de Neden Başarılı Olamaz

Cocu’nun görevine son verilmesinden sonra Fenerbahçeli taraftarlar daha yüksek sesle Ersun Yanal’ın adını dillendirmeye başladılar. Bu konuda Ali Koç’un inadı kırılır mı bilinmez fakat biz yine de konuyla alakalı bir teknik analiz yapmak istedik.

ben ersun yanal’ı çok severim. oynatmaya çalıştığı futbola da şapka çıkarırım. ama buradaki kilit nokta “oynatmaya çalıştığı” kelimesinde yatıyor. neden?

ersun yanal, elindeki kadroya göre şekil değiştiren, doğruca sonuca giden bir teknik adam değil. bu konuda bazı etik değerleri var ve bu değerlerin dışına çıkmıyor ya da çıkamıyor. elindeki kadro ne olursa olsun hücum futbolunu benimsemeye çalışıyor, karşısındaki takım kim olursa olsun oyunu rakip sahaya yıkmayı hedefliyor. şimdi bu tanımlara bakınca kendisinin tam bir büyük takım hocası olduğunu çıkarabiliriz. zaten öyledir de. işte tam olarak bu noktada bence başka bir soru sormamız gerekiyor: fenerbahçe ersun yanal’ın oyun anlayışı kadar “büyük” bir takım mı?

2013/14 sezonundaki ağırlıklı kadroya bir göz gezdirelim

volkan demirel, caner erkin, bruno alves, bekir irtegün, gökhan gönül, mehmet topal, raul meireles emre belozoğlu, baroni, moussa sow, emanuel emenike, dirk kuyt

fenerbahçe o sezon nasıl oynuyordu?

1. mehmet topal hücumda stoperlerin arasına kayıyor, stoperler beklere doğru açılıyordu. (bkz: modern 3-5-2) (bkz: juventus)

2. bek oyuncuları kendilerini orta çizginin önünde konumlandırıyordu.

3. premiere lig tecrübesi olan iki tane box to box oyuncusu orta alanı domine ediyordu. meireles ayağının üst içi ile 70 metreye zımba gibi diagonel gönderebiliyor, oyunu kanatlara açabiliyordu.

4. emre orta alandaki daha teknik ve ince iş gören oyuncuydu. geriye gelip topu alırsa ve oyun orta alanda tıkandıysa topu kanatlara indirmekten yükümlüydü.

5. beklerin sadece orta açma görevi yoktu, aynı zaman da emre’den aldıkları toplarla oyun da kurmaları bekleniyordu.

6. dirk kuyt kaleye dönük de, sırtı dönük de oynayabiliyor ayrıca önüne atılan toplarla da defansın arkasına sarkabiliyordu. sağ iç forvet olarak konumlanıyordu.

7. moussa sow oyuna sol iç forvet gibi başlasa da caner’in bindirmelerine göre emenike ile sürekli kayma gerçekleştiriyor, alan açıyordu.

8. emenike’de sow’un yaptığının aynısını yapıyordu. oyun tıkanırsa gerek kuyt gerek mousa ile rol değiştiriyor kendini çizgiye atıyordu.

9. oyun hepten tıkandığında tüm sistem emre ve meireles’in topu kanatlara indirmesi, webo’nun oyuna girmesi, caner’in sürekli orta denemesi ve meireles ile emre’nin dönen topları toplayıp topu tekrardan kanada indirmesine dönüyordu.

10. öyle ya da böyle rakip kim olursa olsun kilit bir türlü açılıyordu.

not: 3-3 biten beşiktaş maçından sonra slaven bilic’in demecini hatırlayın. bugün biz adamlarla oynadık. çok güçlüydüler, çok sert oynadılar.

şimdi bir de şuan elimizdeki kadroya bakalım

harun tekin, şener özbayraklı, diego reyes, martin skrtel, hasan ali kaldırım, mehmet topal, jailson, yassine benzia, andre ayew, islam slimani, aatif

bu oyunculardan kaç tanesi yukarıda saydığım maddeleri yerine getirebilir?

1. mehmet topal içlerinden aynı oyuncu ama temposu aynı mı? değil.

2. şener özbayraklı gökhan gönül’ün oyuna koyduğu tempoyu yapabilir mi?

3. hasan ali kaldırım 3-5-2’nin solunda oynayacak tempo ve tekniğe sahip mi? 14 asist yapabilir mi?

4. jailson’un şimdiki oyunu meireles kadar tempolu mu? alanı meireles kadar iyi daraltıyor mu? meireles gibi topu kanada indirebilir mi? ön alanda döneni devamlı toplayabilir mi?

5. emre’nin yaptığı işe yakınını kadroda sadece benzia yapabilir, hatta oyununu bir üst seviyeye de çıkarabilir. ama emre kadar tempolu olması şuandaki fizik kalitesi ile çok zor.

6. andre ayew sırtı kaleye dönük oyunda ne kadar etkin? kuyt kadar pivot özelliği var mı? ama en azında dirk kuyt’ın oyuna yaptığı katkının bir bölümü kendisinden beklenebilir.

7. aatif vs mousa sow? … fazla söze gerek yok. burada bursaspor’daki sow’dan bahsetmediğimi anlamışsınızdır sanırım.

8. slimani ve emenike bambaşka oyuncular ama yapmaya çalıştığı şey aynı. taktiğe daha fazlasını da katabilir.

9. kenardan webo katkısı gelemez. fenerbahçe eldeki oyuncu temposu ile 4 forvet kaldıramaz. (bkz: 1 eylül 2018 fenerbahçe kayserispor maçı)

yanal’ın elinde ekstradan sev sevme baroni gibi, 22 yaşında dinamik alper potuk gibi, yeri geldiğinde sadece oyunu sertleştirmeye yarayacak mehmet topuz gibi sakatlık dahilinde takıma katılan hamle oyuncuları da vardı. bakın burada oyuncuların kalitesinden bahsetmiyorum, mevcut oyuna uyumlarından bahsediyorum.

stoperlere çok vurgu yapmadım çünkü bu sistemdeki stoperlerin ortalama üzeri atletik olmaları ve sadece pozisyon almayı bilmeleri gerekiyor. çünkü amaç dönen topları toplayıp topu sadece emre’ye ya da baroni’ye indirebilmek. bu yüzden elit oyuncular olmasalar da çok iyi iş çıkardılar.

mesela dün roman’ın yaptığı pas hatasını bruno alves ersun yanal takımında yapmış olsaydı topu kapan adamı önce çekmeye çalışır, düşüremezse tekme sallar ve pası attırmazdı. fark burada zaten.

futbol elbet bu kadar keskin maddelere indirgenemeyecek kadar değişkenliğe sahip bir oyundur. ersun yanal bu takımın başına geçerse tabiki direkt olarak 2013/14 fenerbahçe’sini benimsemeyecektir ama oyuncu kadrosundan tamamen farklı bir şey de beklemeyecek, en azından dinamikler genel çerçevede aynı olacaktır. burada şu soru elzemdir:

ersun yanal trabzonspor’da kötü teknik direktör olduğu için mi başarısız oldu? cevabı aslında biz fenerbahçeliler daha iyi biliyoruz.

buradan yazının başına dönüyoruz

1. fenerbahçe kadrosu ‘ersun yanal’ teknik direktörlüğü için yeterli bir kadro mudur?
2. fenerbahçe ersun yanal’ın oyun anlayışı kadar büyük bir takım mı?

bu noktada fenerbahçeli arkadaşlar hemen kızmasınlar buradaki ‘büyük’lük sıfatı maziye gönderme değildir. oyunun büyüklüğüdür. rakibin gözü önünde nasıl bir psikoloji ile sahaya çıkmanla ilgilidir.

çaykur rizespor maçından sonra ne diyor vedat muriç?

“fenerbahçe’nin sorunlarını biliyorduk”

sen rakiplere karşı bu şekilde sahaya çıkıyorsun. oyunun büyük değil, psikolojin yerlerde. tüm bunlara rağmen ersun yanal’ın gelip hem kendisini hem de fenerbahçe kadrosunu bir anda değiştireceğine inanıyorsanız bana kalırsa yanlış yoldasınız. kendisinin çok iyi bir teknik direktör ve spor bilimcisi olduğunu düşünmeme rağmen bunu yapabileceğini sanmıyorum.

bu açıdan bakıldığında fenerbahçe taraftarının takımının oyununun zayıf olduğunu kabul etmesi gerektiğine inanıyorum. bunu taa vitor pereira döneminden beri yapmamız, “fenerbahçe önlem almaz, aldırır!” şeklindeki psikolojiden çıkmamız gerektiğini savunuyorum zaten. fenerbahçe’nin olması gereken yer burası değil onda hem fikiriz ama yıllarca yapılan yanlış durum tespitleri kadronun çekirdeğini bu noktaya getirdi. ve yine teşhis yanlış konulur, olay tamamen cocu’nun üzerine yıkılırsa geçmişten hiç ders almamışız demektir.

not: tamamen bu olaylar yüzünden ersun yanal olmaz derdindeyim. yoksa kendisini ve oyununu çok severim.

Kaynak: https://seyler.eksisozluk.com
Kaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köy Okulunda Kendi İmkanlarıyla Sinema Salonu Yapıp Öğrencilerini Mutlu Eden Oğuzcan Öğretmen

Antalya’da Dilencilik Yapan Adamın Banka Hesabında 1 Milyon TL Ve Rus Sevgilisi Olduğu Ortaya Çıktı