,

Hayallerinize Ulaşmak İçin Vazgeçmeniz Gereken 5 Şey

Ölüm döşeğinde olduğunuzu hayal edin. Geriye dönüp baktığınızda yaşamınızdan hoşnut olacak mısınız? Olduğunuz yerle olmak istediğiniz yer arasındaki mesafe, üstüne bir de bu yere hiç ulaşamama ihtimali insanı korkutan bir düşünce doğrusu. Ölüm vakti geldiğinde pişman olmak istemiyorsanız, Psych2Go’nun aşağıdaki tavsiyelerine bir göz atın deriz.

1. Geçici mutluluklarla yetinmekten, kısa vadeli planlar yapmaktan vazgeçin.

Daha uzun vadede sizi hedeflerinize götürecek küçük adımlar atmak ile sadece küçük mutluluklar yaşamak arasında fark var. Örneğin yazın en sevdiğiniz kıyafetlerinizi gönül rahatlığıyla giyebilmek için sağlıklı beslenip spor yapmak yerine, bunu hayatınız boyunca sürdüreceğiniz bir alışkanlığa dönüştürün. Kısa süreli başarılar elde etmek, uzun vadede hayal kırıklığına uğramamak adına akıllıca görünüyor olabilir. Ancak onların vereceği mutluluk ancak abur cubur yemeye benzeyecektir. Küçük hedeflerin peşinden koşmayı seçerek kendinizi sağlıksız alışkanlıklara mahkum etmiş olursunuz. Günlük yaşamak yerine bir amaç edinin.

2. Kendinize çizdiğiniz sınırlardan ve söylediğiniz bahanelerden kurtulun.

Eğer mutlu ve başarılı olmak istiyorsanız önce kendi hayatınızın iplerini elinize almanız lazım. İşler biraz sıkılaşınca vazgeçmek, bahaneler üretmek kolaydır. Ancak başarı sihirle değil, emek ve çabayla gerçekleşen bir şeydir. Kişisel gelişim adım adım gerçekleşen bir süreçtir. Bir gecede kimse bambaşka bir insana dönüşmez. Kolaya kaçmaktan ve kendinizi sınırlandırmaktan vazgeçin. Sınırlarınızı aştıkça öğrenecek, büyüyeceksiniz.

3. Mükemmeliyetçilikten ve beğeni toplama uğraşından vazgeçin.

Yale’de bir psikolog olan Sidney Blatt’e göre mükemmeliyetçilik insanları öz eleştiri kaynaklı depresyona itebilmekte, uç örneklerde ise kişilere büyük zararlar verebilmektedir. Size zarar veren düşüncelerden kurtulun. Kendi kendimize en acımasız eleştirileri yaptığımızdan bunu başarmaz elbet zor olacaktır, ama unutmayın ki siz o düşüncelerden önce de vardınız. Sağlıklı bir benlik algısı geliştirmek için başkalarını tatmin etmeye çalışmaktan ya da yeterince iyi olmadığınız korkusundan vazgeçin. Kendi prensiplerinizin dışına çıkıp başkalarına yardım ettiğinizde ve onlar tarafından takdir edildiğinizde durum sizi tatmin edebilir. Ancak kısa bir süre sonra bomboş hissetmeye, dikkat çekmeye uğraşmaya başlarsınız. İnsanlar sizi siz olduğunuz için sevip kabullendiğinde bu zararlı alışkanlığınızdan kurtulursunuz.

4. Her şeyi kontrol etmeye çalışmayın.

Herkes eylemlerinden sorumludur elbet, ama hayatta bazen kontrol edemeyeceğimiz olay ve durumlarla da karşılaşırız. Hayat yolunuza nasıl engeller çıkarırsa çıkarsın, siz hepsini aşabileceğinizden emin olun. Olay her şeyi kontrol etmeye çalışmakta değil, bazen gerektiğinde akışına bırakmakta bitiyor. Hayat sizi bir şekilde olmak istediğiniz yere götürecektir. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlamış olsanız da bazen bir şeyler yolunda gitmez. Böyle durumlar da illa karşınıza çıkar. Yapabileceğiniz bir şey yok. Siz bu beklenmedik engelleri aşmaya, onları avantajınıza kullanmaya bakın.

5. Hayatınızdaki zararlı insanları ayıklayın.

Etrafınızı kaliteli insanlarla donatın. Size zararı dokunan insanları hayatınızdan çıkarmakta tereddüt etmeyin. Onun yerine enerjinizi sevdiklerinize saklayın. Çaba ve emek gerektiren ilişkiler ile hiçbir şekilde yürümeyecek ilişkilerin farkı vardır. Bazen bazı insanlardan ayrılmak özellikle onları uzun süredir tanıyorsanız size zor gelebilir. Ancak size zarar veriyorlarsa bunların bir önemi olmamalı. Toksik insanları hayatınızdan çıkarmak, sizi yalnız kalmaktan daha da korkutabilir. Ancak istemeye istemeye onlarla vakit geçirmek de sizi yalnızlaştıracaktır. Herkes yanında mutlu ve güvende hissettiği insanlarla birlikte olmayı hak eder.

Size 5 Tavsiyemiz

1. Sizi zorlayan değil, geliştiren rutinler edinin.

Rutin kelimesi akılda “sıkıcılık” ve “tahmin edilebilirlik” gibi kavramları çağrıştırdığından kulağa kötü gelebilir. Ama ya tahmin edilebilirlik sanıldığı kadar kötü bir şey değilse? Size ve yaşam stilinize tam uyacak şekilde tasarlanmış rutinler sanılanın aksine sizi mutlu edecektir. Sizi boğan değil, kendinizi geliştirmenizi sağlayan rutinler oluşturarak hedeflerinize daha çok yaklaşabilir, kendinizi gerçekleştirebilirsiniz. Örneğin gün ortasında yorgunluktan bitap düştüğünüzü hissediyorsanız her gün belli saatlerde kestirmeyi bir alışkanlık haline getirin. Ya da her gün aynı şeyleri yapmaktan sıkılan biriyseniz hareketli ve spontane bir meslek edinin. Ne yaparsanız yapın, size faydası dokunacak olanı yapın.

2. Size değer veren insanlarla sağlıklı ilişkiler kurun.

Hayallerinin peşinden koşmak, iş ve arkadaşları ihmal etmeyi bir zorunluluk kılmaz. İyi ilişkilere sahip olmak için kariyerinizden taviz vermeniz gerekiyor gibi bir durum da söz konusu değildir. Doğru insanlar hayallerinizin sizin için ne ifade ettiğini anlayacak, siz onlara ulaşmak için çalışırken sizi zorlamayacaklardır. İlk başta işiniz ve sosyal hayatınızı beraber götürmek zor gelebilir belki, ama zamanla sağlıklı bir denge kurmayı öğrenirsiniz.

İşinizden bıkmamak için de arkadaşlarınız, aileniz ve sevgilinizle diyaloğunuzu koruyun. Onlarla vakit geçirerek hem siz nefes almış olursunuz, hem de onlar sizinle kaliteli vakit geçirdiği için mutlu olur. Yani herkes kazanmış olur.

3. Olmak istediğiniz kişiye odaklanın.

Toplumda sevgi ve saygı görmek için belli kurallara göre davranmamız gerekmiyor. Genç yaşta toplum size her dayattığını benimsemek sizi büyük bir baskı altında bırakacaktır. Bir birey olarak siz toplumdan daha önemsiz değilsiniz. Kendiniz olun ve bu esnada tuhaf görünmekten, aşırı hassas diye etiketlenmekten, ya da başka herhangi bir şeyden korkmayın. Olmadığınız biri gibi davranarak etrafınıza hayatınızda olmaması gereken insanları toplamak bir zaman kaybıdır. Nasıl bir insan olmak istediğinizi keşfedin ve o insana dönüşmek için çalışmaya koyulun. Göreceksiniz ki buna değecek.

4. Risk alın.

Konfor alanınızda kalmak size rahat geliyor bile olsa kafanızda “Şöyle yapsam ne güzel olurdu,” diye kurmak yerine yapın, olsun. Eğer karşınıza çıkabilecek zorluklar, boşluklar ve başladığı noktaya dönme korkusu uykularınızı kaçırıyorsa durun ve şunu düşünün: Korkmak çok doğal bir tepki. Kimse geleceğin ne getireceğini bilmiyor. Korkunun sizinle hayalleriniz arasına girmesine izin vermeyin. Kendinizi haksız bir şekilde eleştirmeyin. Eğer hiç denemezseniz kapının arkasında sizi nelerin beklediğini hiç öğrenemeyeceksiniz. Her alınan riskin sonu mutlu bitmeyebilir, ama her muhteşem hikayenin arkasında bir cesaret örneği yatar.

5. Kendinize sadece iyi günlerinizde değil, kötü günlerinizde de destek olun.

Sadece başarılarınızı alkışlamak yerine neden başarısızlıklarınızı da kutlamıyorsunuz? Bazen doğrularla yüzleşmek ya da sizi üzen durumlara düşmek sizi zorlayabilir. İşte böyle zamanlarda yıkıcı davranışlarda bulunmak ve kötü düşüncelerle kendinize zarar vermek yerine kendinizi sevin. Bu da her şey gibi geçecek. Hayatınızda kötü bir şey olduğunda vazgeçmek en yakın ve kolay seçenek gibi gelebilir. Ama vazgeçmeyin.

Bazı akşamlar hayatımdaki belli şeyler yüzünden kendimi yiyip bitiriyorum. Sonra erkek arkadaşım diyor ki boşver, takma bunları bu kadar. Kendi gerçekliğimde zorluklarla mücadele ederken onun sesi sanki çok uzaklardan geliyor gibi hissediyorum. Ama yine de her seferinde onu dinlemeyi seçiyorum. Nihayetinde bunca yolu vazgeçmek için gelmedim. Sizi kötü etkileyen bir ortamda, zihin yapısında kalmaya devam ederek ancak içinizden sizi kemirip tüketecek kötü düşünceleri beslemiş olursunuz. Dimdik durun karşılarında. Siz korkunun esiri değilsiniz. İçiniz ışık ve cesaret dolu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1991 Yılında Tiflis’ten Helikopterle Erzurum’a Kaçan Sovyet Pilotun Nefes Kesen Öyküsü

Sovyetler Birliği Gizli Arşivinden Çıkan Atatürk ve Rus Lider Stalin Arasında Yaşanan Gerginlik